{"id":20947,"date":"2016-07-18T11:00:50","date_gmt":"2016-07-18T07:00:50","guid":{"rendered":"http:\/\/edebiyyat-az.com\/?p=20947"},"modified":"2016-07-18T11:00:59","modified_gmt":"2016-07-18T07:00:59","slug":"m-nedim-tepebasi-karsi-durus-hikaye","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/?p=20947","title":{"rendered":"M.Nedim Tepeba\u015f\u0131.&#8221;KAR\u015eI DURU\u015e&#8221; (Hikaye)"},"content":{"rendered":"<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/s019.radikal.ru\/i620\/1603\/6f\/2f89926067be.jpg\" alt=\"\" \/><\/p>\n<p><strong>Azerbaycan\u0131n K\u00fclt\u00fcr ve Edebiyat Portal\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye temssilcisi<\/strong><\/p>\n<p>USARE DERG\u0130S\u0130 6. SAYIDA \u00c7IKAN H\u0130KAYE<\/p>\n<p>S\u0131cak hava nefes almay\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131yor. \u00c2v\u00e2reler ve okullu olanlar d\u0131\u015f\u0131nda herkes i\u015finde g\u00fcc\u00fcnde. Yaz tatilinde kente d\u00f6nen \u00fcniversiteliler ortal\u0131kta g\u00f6ze \u00e7arpsa da yakacak ve ekmek paras\u0131 kazanmak i\u00e7in \u00c7ukurova\u2019ya \u00e7al\u0131\u015fmaya gidenler, mahalle n\u00fcfusunu a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru dalgaland\u0131r\u0131yor. Ortal\u0131k suyu \u00e7ekilmi\u015f de\u011firmen gibi!<br \/>\nKent hen\u00fcz kliman\u0131n ad\u0131n\u0131 bile bilmiyor. \u00d6\u011fle yeme\u011fi i\u00e7in evlerine gidenler, tez kendisini, mahallenin tek nefes alacak yeri durumundaki k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck parka at\u0131yor.<br \/>\nKentte su s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 had safhada, mahalleye su, gece yar\u0131s\u0131ndan sonra sadece birka\u00e7 saatli\u011fine ak\u0131yor!<br \/>\nPark\u0131n orta yerine kara betondan yap\u0131lm\u0131\u015f, estetikten yoksun havuzun f\u0131skiyesi kire\u00e7 tutmu\u015f. Kullan\u0131ma yetmedi\u011finden, hi\u00e7bir zaman havuzda su biriktirilemiyor.<br \/>\nKentlerini su kenarlar\u0131na kurmaya al\u0131\u015fm\u0131\u015f nesillerin torunlar\u0131, haliyle susuz havuzun etraf\u0131na da oturmuyor! Dipte kalan sudan i\u00e7ebilmek i\u00e7in, havuzun kenarlar\u0131nda nafile \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131\u015flarla ve s\u00fcratle gezinip duran ku\u015flar, \u00e7evredekilerin varl\u0131\u011f\u0131na bile ald\u0131r\u0131\u015f etmiyorlar. O zavall\u0131lar\u0131n halini d\u00fc\u015f\u00fcnen zaten yok. Kar\u0131\u015f\u0131k ve s\u0131k dikilmi\u015f \u00e7am a\u011fa\u00e7lar\u0131yla \u00e7\u0131narlar\u0131n, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 yakalamak hevesiyle g\u00f6\u011fe do\u011fru se\u011firten dallar\u0131nda yapraklar sararmaya ba\u015flam\u0131\u015f, bu da kimsenin umurunda de\u011fil! Ya\u015fananlar, \u00e7aresizlik, yokluk ve kader olarak kan\u0131ksanm\u0131\u015f. K\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131yamet ya\u015fan\u0131yor!<br \/>\nBu park\u0131n kap\u0131s\u0131ndan i\u00e7eri ad\u0131m\u0131n\u0131 atan her ki\u015fi \u00f6nce alan\u0131 tarassut ediyor, beraber oturabilece\u011fi kafa dengi ki\u015filerin olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131yor, ona g\u00f6re kendisine bir yer se\u00e7iyor. Gen\u00e7 adam da \u00f6yle yapt\u0131, fakat kendi arkada\u015f grubundan ortal\u0131kta hen\u00fcz kimse yoktu. Biraz olgun ya\u015ftakiler, sayg\u0131nl\u0131kla b\u00f6nl\u00fck aras\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131 sebebiyle yeni yeti\u015fen gen\u00e7lere kar\u015f\u0131 yak\u0131n durmaktan ka\u00e7\u0131nmay\u0131 tercih ediyorlard\u0131. D\u00fc\u015f\u00fcnceleri, giyim tarzlar\u0131, sohbetleri, hatta k\u0131l\u0131k ve k\u0131yafetleri bile bu iki ya\u015f grubunu bariz bir \u015fekilde birbirinden ay\u0131r\u0131yor, aralar\u0131ndaki mesafe de gitgide a\u00e7\u0131l\u0131yordu. Zaten ayn\u0131 ku\u015faktan olmayanlar\u0131n bir arada oturmalar\u0131, \u00f6nceki ku\u015fa\u011f\u0131n geleneklerine g\u00f6re uygun g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. Aralar\u0131ndaki bu farkl\u0131la\u015fmadan dolay\u0131 bu iki ya\u015f grubu, kendi ayr\u0131 d\u00fcnyalar\u0131n\u0131 ya\u015famay\u0131 tercih ediyorlard\u0131. O da bu ayr\u0131\u015fmadan nasibini alm\u0131\u015f birisi olarak, kendince se\u00e7ti\u011fi masaya gitti, yaln\u0131z ba\u015f\u0131na oturdu.<br \/>\nGen\u00e7 adam\u0131 g\u00f6ren i\u015fletmeci, bir iste\u011finin olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sordurmaya gerek bile duymadan, hemen bir \u00e7ay g\u00f6nderdi. Bu durumda olanlar\u0131n i\u015fi para kazanmak oldu\u011fu i\u00e7in o da \u00f6yle yap\u0131yordu.<br \/>\nGen\u00e7 adam, \u00e7aydan bir yudum ald\u0131 sonra barda\u011f\u0131 masaya b\u0131rakt\u0131, aradan dakikalar ge\u00e7ti\u011fi halde \u00e7aya bir daha elini uzatmad\u0131.<br \/>\n\u0130\u015fletmeci, gen\u00e7 adam\u0131 uzaktan takip ediyordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fi biliyordu.<br \/>\nO, yan\u0131nda getirdi\u011fi kitab\u0131 okumaya devam ediyor ama \u00e7aydan i\u00e7miyordu. \u0130\u015fletmecinin i\u00e7ine bir kurt d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc! Bir s\u00fcre daha dikkatlice onu g\u00f6zlemledi. El koymas\u0131 gereken bir i\u015f oldu\u011funa karar vermi\u015f olacak ki, kabaday\u0131l\u0131\u011f\u0131n al\u00e2metlerinden say\u0131lan \u00f6k\u00e7esi bas\u0131k ayakkab\u0131s\u0131 aya\u011f\u0131nda, aheste y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc ile bir sa\u011fa bir sola sal\u0131narak, barda\u011f\u0131 alma bahanesiyle bizzat kendisi gen\u00e7 adam\u0131n masas\u0131na kadar geldi. Geldi\u011fini haber vermek i\u00e7in yapmac\u0131ktan \u00f6ks\u00fcrerek ses \u00e7\u0131kard\u0131, fakat o ald\u0131rmad\u0131, okumas\u0131na devam ediyordu. \u0130\u015fletmeci, masan\u0131n \u00fczerinde duran \u00e7ay dolu barda\u011fa elini uzat\u0131rken, harfleri \u00e7i\u011fnercesine genzinden \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 kabaday\u0131 bir ses tonuyla: \u201d\u00c7ay\u0131 i\u00e7memi\u015fsin !\u201d dedi.<br \/>\n\u00c7ay\u0131n i\u00e7ilmemesi i\u015fletmeci a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir sorundu, ne de olsa adam i\u015fletmecilik yap\u0131yordu. \u0130\u015fin mahiyetini bizzat \u00f6\u011frenmeliydi! Biliyordu, gen\u00e7 adam\u0131n arkada\u015f \u00e7evresi geni\u015fti, mahallenin gen\u00e7leri onu ve davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u00f6nemsiyorlard\u0131, asl\u0131nda kendisi de \u00f6nemsiyordu, zaten bu y\u00fczden barda\u011f\u0131 almak i\u00e7in bizzat gelmi\u015fti.<br \/>\nGen\u00e7 adam ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131rmadan sakin ve yumu\u015fak bir ses tonuyla: \u201d\u00c7ay bayatm\u0131\u015f!\u201d dedi. Kabaday\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda bu s\u00f6z, bir i\u015fletmeciye s\u00f6ylenebilecek en a\u011f\u0131r s\u00f6zlerden biriydi, \u00fcstelik bu s\u00f6z, racona da onun ya\u015f\u0131na da uygun de\u011fildi.<br \/>\n\u0130\u015fletmeci umursanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131ndayd\u0131 ama kar\u015f\u0131daki de m\u00fc\u015fteri idi, ancak tepki vermezse de olmazd\u0131, kazara bir g\u00f6ren olsa karizma \u00e7izilmi\u015f olurdu! Sesli olarak derin bir nefes ald\u0131 ve ayn\u0131 \u015fiddette nefesini geri verdi, \u00f6fkesini i\u00e7ine hapsetmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 belli oluyordu. O, ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p kedisine bakmad\u0131\u011f\u0131 halde ka\u015flar\u0131n\u0131 e\u011fdirip dudak b\u00fckmek suretiyle tepki verdi. B\u00f6yle bir caka sat\u0131lmal\u0131yd\u0131, o g\u00f6rmese de ba\u015fkalar\u0131 g\u00f6rebilirdi.<br \/>\nGen\u00e7 adam\u0131 kendisi de \u00f6zg\u00fcveni ile tan\u0131yor, hatta sayg\u0131 duyuyordu. O da bu y\u00fczden bu hareketini t\u0131nmam\u0131\u015f olabilirdi. Kabaday\u0131 d\u00fcnyas\u0131 her i\u015fi tad\u0131nda b\u0131rakmay\u0131 bilirdi! O da \u00f6yle yapt\u0131. \u00c7ay dolu barda\u011f\u0131 ald\u0131, efeleni\u015fli y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131 hi\u00e7 bozmadan \u00e7ay oca\u011f\u0131na do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fc.<br \/>\nB\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 kendi kendine yap\u0131yordu, yapt\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7evreden kimse g\u00f6rm\u00fcyordu. Fakat o, herkes kendisini izliyor gibi davran\u0131yordu! Ne de olsa bu i\u015flerin i\u00e7erisinden gelen bir alayl\u0131yd\u0131!<br \/>\nBiraz sonra i\u015fletmeci bizzat, \u00e7ay dolu bardak elinde, o me\u015fhur sa\u011fa sola yamularak y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f edas\u0131yla geldi ve hi\u00e7 terk etmedi\u011fi \u00fcslubuyla, kelimelerin \u00fcst\u00fcne basarak: \u201dTamam, \u00f6\u011frendim ki deminki \u00e7ay bayatm\u0131\u015f, \u00e7ocuklar hata yapm\u0131\u015f, \u015fimdi sana iyi bir \u00e7ay getirdim!\u201d dedi. Gen\u00e7 adam ses \u00e7\u0131karmad\u0131. O, \u00e7ay dolu barda\u011f\u0131 masaya b\u0131rak\u0131p \u00e7ay oca\u011f\u0131na do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Aheste ad\u0131mlarla uzakla\u015f\u0131rken arkas\u0131na d\u00f6n\u00fcp bakm\u0131yor, belki de bakmamak i\u00e7in kendini tutuyordu ama g\u00f6z ucuyla takip etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 belli oluyordu.<br \/>\nO uzakla\u015ft\u0131ktan sonra gen\u00e7 adam \u00e7aydan bir yudum ald\u0131, sonra barda\u011f\u0131 masaya b\u0131rakt\u0131, kalan\u0131n\u0131 yine i\u00e7medi.<br \/>\nKul\u00fcbenin \u00f6n\u00fcnde, elleri arkada, k\u0131sa ad\u0131mlarla dola\u015fmaya ba\u015flayan i\u015fletmeci, etrafa belli etmeden, uzaktan onu takip ediyordu. Bir m\u00fcddet bekledi, belli ki sab\u0131rs\u0131zlanm\u0131\u015ft\u0131, davran\u0131\u015flar\u0131 huysuzland\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vuruyordu. Bir taraftan geziniyor, bir taraftan da ba\u015f\u0131n\u0131 sa\u011fa sola \u00e7evirerek k\u0131zg\u0131nl\u0131k g\u00f6sterisi hareketler yap\u0131yordu. Daha fazla dayanamad\u0131, garsona genci i\u015faret ederek bir \u015feyler s\u00f6yledi. Onlar\u0131n bu hareketi gen\u00e7 adam\u0131n g\u00f6z\u00fcne tak\u0131ld\u0131, o da g\u00f6z ucuyla onlar\u0131 takibe ba\u015flad\u0131, k\u0131sa bir takipten sonra vazge\u00e7ti, i\u015fi seyrine b\u0131rakt\u0131.<br \/>\n\u00c7ok ge\u00e7medi, bu sefer gen\u00e7 adam\u0131n masas\u0131na garson geldi. Belli ki o da patronuna \u00f6yk\u00fcn\u00fcyordu, kelimelerin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u00f6kerek; \u201d\u00c7ay\u0131 i\u00e7memi\u015fsin ahbap!\u201d dedi. Gen\u00e7 adam kitaptan g\u00f6z\u00fcn\u00fc ay\u0131rmadan: \u201dSonraki \u00e7ay \u00f6ncekinin devam\u0131, biraz daha fazla dem \u00e7ekilmi\u015fi!\u201d dedi. Garson y\u00fcz\u00fcn\u00fc ek\u015fiterek ba\u015f\u0131n\u0131 birka\u00e7 kez h\u0131zl\u0131ca sallad\u0131. C\u00fcmle ona biraz kar\u0131\u015f\u0131k gelmi\u015fti, sa\u011f i\u015faret parma\u011f\u0131n\u0131n ucunu bast\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ba\u015f\u0131n\u0131 sa\u011fa sola sallayarak tekrar ettikten sonra c\u00fcmleyi \u00e7\u00f6zd\u00fc. Sesini \u00e7\u0131karmad\u0131, yapt\u0131klar\u0131 i\u015fi o da biliyordu. Onlar, sadece alacaklar\u0131 paray\u0131 bilirlerdi, galiba bug\u00fcn durum farkl\u0131yd\u0131!<br \/>\nO s\u0131rada Abdullah \u00f6\u011fretmen parka girdi, etrafa hi\u00e7 bakmadan, su \u015f\u0131r\u0131lt\u0131s\u0131ndan yoksun havuza do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Sadece havuzun etraf\u0131n\u0131 trotuar gibi \u00e7evreleyen tek s\u0131ra oturumluk yer beton, di\u011fer yerler toprakt\u0131. Toz, topraktan korunmak isteyenler daha \u00e7ok buray\u0131 tercih ediyorlard\u0131. O da oray\u0131 tercih etmi\u015fti, engin iskemlelerden birini kendisine do\u011fru \u00e7ekti, oturur oturmaz gen\u00e7 adamla g\u00f6z g\u00f6ze geldi, her ikisi de ba\u015flar\u0131n\u0131 e\u011ferek \u00f6nce selamla\u015ft\u0131lar. Sonra \u00f6\u011fretmen, el i\u015faretiyle onu yan\u0131na buyur etti.<br \/>\nO da engin iskemlelerden bir tane alarak kar\u015f\u0131s\u0131na oturdu.<br \/>\nKu\u015flar\u0131n her kovukta buldu\u011fu, birka\u00e7 damlac\u0131ktan ibaret suyu de\u011ferlendirmelerini dalg\u0131n bir \u015fekilde s\u00fczd\u00fckten sonra: \u201dSuyunuz \u00e7ekiliverse, s\u00f6yleyin bakal\u0131m, size kim bir akarsu getirebilir?\u201d beyan\u0131n\u0131 hat\u0131rlayan bile yok dedi demesine de garsonun bir hareketiyle s\u00f6z orada kesiliverdi.<br \/>\n\u0130\u015fletmenin, belirli aral\u0131klarla \u00e7ay da\u011f\u0131tma adetleri vard\u0131. K\u0131\u015f\u0131n kapal\u0131 olan \u00e7ay oca\u011f\u0131, baharda a\u00e7\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen sadece yaz aylar\u0131nda i\u015f yap\u0131labiliyordu. Tam da bu mevsim i\u015f zaman\u0131 idi. Onlar\u0131n hasad\u0131 da bu aylarda oluyordu. Garson, az \u00f6nce \u00e7ay da\u011f\u0131tma fasl\u0131na ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Park\u0131n etraf\u0131na serpilerek oturanlara \u00e7ay vermek i\u00e7in h\u0131zl\u0131 ad\u0131mlarla masalar\u0131 bir, bir dola\u015fm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7aydan kimisi al\u0131yor, kimisi alm\u0131yordu. Parkta bulunanlar\u0131n \u00e7o\u011fu ya \u00f6\u011frenci ya da zar zor ge\u00e7inen, i\u015f yapmaktan takati kesilmi\u015f adamlard\u0131. Her \u00e7ay da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u00e7ay i\u00e7meye kiminin kesesi, kiminin de ne kesesi, ne de sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 elvermezdi. Bu y\u00fczden garson, bir tepsi dolusu \u00e7ay\u0131 bitirememi\u015fti. H\u0131zl\u0131 ad\u0131mlarla geldi\u011fi havuz ba\u015f\u0131nda, ani firen yapan arabalar gibi topuklar\u0131n\u0131 yere s\u00fcrterek durdu, \u00e7ark edip geldi\u011fi h\u0131zla gitti. Ayaklar\u0131 yal\u0131nd\u0131. Genellikle \u00f6yle dola\u015f\u0131rd\u0131, onun bu halinden ho\u015flanmayanlar olsa da o kendince b\u00f6yle bir stil tutturmu\u015ftu.<br \/>\nAnlayamad\u0131klar\u0131 duruma, tepside iki \u00e7ayla tekrar gelen garson; \u201dDemin \u00e7aylar so\u011fumu\u015ftu, onun i\u00e7in size s\u0131cak \u00e7ay getirdim.\u201d s\u00f6z\u00fcyle a\u00e7\u0131kl\u0131k getirdi.<br \/>\nDaha \u00e7ok, okumu\u015f ve okullu olanlar i\u00e7erisinden itiraz edenler olmas\u0131na ra\u011fmen bu parkta \u00e7aylar genellikle tabaks\u0131z getiriliyordu. \u00c7aylar tabaklarda verildi\u011finde ise bu ki\u015filer, kahveci taba\u011f\u0131 denilen k\u0131rm\u0131z\u0131 \u00e7izgili tabaklar\u0131n yivlerinde olu\u015fan kararmadan dolay\u0131 tabaklar\u0131n temiz olmad\u0131\u011f\u0131ndan yak\u0131n\u0131yorlard\u0131. \u00c7o\u011funluk ise, ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan, kendileri i\u00e7in uygun g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde ya\u015famaya al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131, paras\u0131 ile de olsa verilen her hizmeti onlar bir nimet biliyorlard\u0131!<br \/>\nGarson, devaml\u0131 m\u00fc\u015fterilerinin, \u00e7ay\u0131 ka\u00e7 \u015fekerle i\u00e7ti\u011fini biliyor ve ona g\u00f6re \u00e7aylara \u015fekeri kendisi at\u0131yordu. \u015eayet tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 ki\u015filer olursa: \u201dKa\u00e7 \u015feker?\u201d diye soruyor, \u015fekerleri \u00e7\u0131plak parmaklar\u0131 ile tutarak yine kendisi at\u0131yordu. Garsonu bir t\u00fcrl\u00fc ma\u015fa kullanmaya kimse al\u0131\u015ft\u0131ramam\u0131\u015ft\u0131. Gen\u00e7 adam, garsonun atmas\u0131na r\u0131za g\u00f6stermedi\u011fi i\u00e7in \u015fekerleri her zaman kendi eliyle at\u0131yordu. Garson, \u015fekeri at\u0131lm\u0131\u015f \u00e7ay\u0131 onun almad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fi halde sesini kal\u0131nla\u015ft\u0131rarak ve h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde: \u201dKa\u00e7 \u015feker?\u201d dedi. Gen\u00e7 adam yandan bir bak\u0131\u015f yapt\u0131, tepki vermek \u00fczereyken dudaklar\u0131 hareketsiz kald\u0131, s\u00f6z\u00fcn\u00fc yuttu. Sonra ka\u015flar\u0131 ile \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sergiledi; belli ki g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcne inanamam\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\nGarsonun elinde, ma\u015fa ile tuttu\u011fu \u00e7ay dolu bir bardak vard\u0131! Barda\u011f\u0131 yava\u015f\u00e7a sehpan\u0131n \u00fczerine b\u0131rakt\u0131, sonra da ma\u015fa ile \u015feker att\u0131. \u00d6\u011fretmen de gen\u00e7 adam da bu geli\u015fmeye \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015flard\u0131. Garsondan cevap gecikmedi; parma\u011f\u0131 ile gen\u00e7 adam\u0131 g\u00f6stererek: \u201dBug\u00fcn, bu adam i\u00e7in ma\u015fa ald\u0131m. Bundan b\u00f6yle bunun barda\u011f\u0131n\u0131 da ma\u015fa ile tutaca\u011f\u0131m, elimizin dedi\u011fini yemez, i\u00e7mez bu, bizim elimizde ne varsa!\u201d dedi. Aya\u011f\u0131na ayakkab\u0131s\u0131n\u0131 da giymi\u015fti, keyfi yerindeydi.<br \/>\nGen\u00e7 adam: \u201d D\u00fczeltmek i\u00e7in yanl\u0131\u015flara kar\u015f\u0131 durmak gerekir!\u201d dedi. \u00d6\u011fretmen: \u201dYoksa do\u011frular hayatta yer edinemez.\u201d diyerek gencin s\u00f6z\u00fcn\u00fc onaylad\u0131.<br \/>\nGarson g\u00f6zlerini h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde iki yana hareket ettirdikten sonra onlara bakt\u0131; \u201dPek bir \u015fey anlamad\u0131m ama!\u201d diyerek boynunu b\u00fckt\u00fc. D\u00f6n\u00fcp giderken h\u0131zla tekrar onlara d\u00f6nerek: \u201dTamam \u015fimdi \u00e7\u00f6zd\u00fcm.\u201d demesiyle \u201dBenimle d\u00fcnyay\u0131 d\u00fczeltirsiniz, ne yapar\u0131m!\u201d demesi bir oldu. Sonra da: \u201dBen gariban\u0131m ya, ancak bana ve benim gibilere g\u00fcc\u00fcn\u00fcz yeter!\u201d dedi. Garson h\u0131z\u0131n\u0131 alamam\u0131\u015ft\u0131, gen\u00e7 adama d\u00f6nd\u00fc, sa\u011f elinin i\u015faret parma\u011f\u0131yla park\u0131n hemen kar\u015f\u0131s\u0131ndaki okulun sur gibi y\u00fcksek duvar\u0131n\u0131 g\u00f6stererek: \u201dSenin kar\u015f\u0131 duru\u015flar da biraz fazla dik arkada\u015f, t\u0131pk\u0131 \u015fu okulun duvar\u0131 gibi !\u201d dedi ve kahkahay\u0131 bast\u0131. Espri onlar\u0131n da ho\u015funa gitmi\u015fti, kahkaha sesleri park\u0131n her taraf\u0131ndan duyuldu, herkes merakla sesin geldi\u011fi y\u00f6ne bakt\u0131.<br \/>\nGarsonun bu denli pervas\u0131zl\u0131\u011f\u0131na i\u015fletmecinin r\u0131za g\u00f6stermedi\u011fi zilin sesinden anla\u015f\u0131l\u0131yordu. Bu t\u00fcr yerlerde hep oldu\u011fu gibi burada da garson \u00e7a\u011f\u0131r\u0131l\u0131rken zile bas\u0131l\u0131yordu.<br \/>\n\u00c7ay oca\u011f\u0131, park\u0131n hemen giri\u015f kap\u0131s\u0131n\u0131n solunda, bir \u00e7\u0131nar a\u011fac\u0131n\u0131n himayesinde, k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir kul\u00fcbeden ibaretti. Herhalde giri\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 daha rahat kontrol etmek i\u00e7in b\u00f6yle bir yer se\u00e7ilmi\u015fti, \u00f6zellikle de gidenlerden para tahsil etmenin en iyi yolunun bu oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f olabilirdi.<br \/>\n\u0130\u015fletmeci, kentte su s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 olmas\u0131na ald\u0131rm\u0131yor, plastik bidonlara \u00f6nceden doldurdu\u011fu su ile kul\u00fcbenin etraf\u0131n\u0131 belirli aral\u0131klarla yava\u015f\u00e7a sularken \u00e7\u0131nar a\u011fac\u0131n\u0131 da ihmal etmiyordu. Bunu \u00f6ncelikle kendisi i\u00e7in yap\u0131yordu; hem tozdan korunuyor, hem de k\u0131smen de olsa serinlik oluyordu.<br \/>\nBaz\u0131 avare ki\u015filer de bu y\u00fczden \u00e7ay oca\u011f\u0131n\u0131n hemen yan taraf\u0131nda oturmay\u0131 tercih ediyorlard\u0131. Bunlar\u0131n i\u00e7inde \u00f6yle birisi vard\u0131 ki; yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131rcas\u0131na a\u011fac\u0131n g\u00f6vdesine s\u0131rt\u0131n\u0131 yasl\u0131yor, yaz k\u0131\u015f, \u00fczerinden hi\u00e7 \u00e7\u0131karmad\u0131\u011f\u0131 avc\u0131 yele\u011finin h\u0131rpalanmas\u0131na ald\u0131r\u0131\u015f bile etmiyordu. Engin iskemlede bacak, bacak \u00fcst\u00fcne atarak sabitlenmi\u015f gibi hemen her g\u00fcn, ayn\u0131 yerde, ayn\u0131 \u015fekilde oturuyordu. Okuma yazmas\u0131 yoktu ama oturdu\u011fu yerden, giren \u00e7\u0131kanlar\u0131n \u00e7etelesini verebilirdi. Her t\u00fcrl\u00fc fesada a\u00e7\u0131k bak\u0131\u015f ve davran\u0131\u015flar\u0131ndan dolay\u0131 mahallede herkes, onun \u015ferrinden uzak durmaya gayret ediyordu. Kimileri de onun bu fesat halinden dolay\u0131 biraz da \u201ceyvallah \u201c ediyordu, i\u015fletmeci de bunlardan biriydi, onun i\u00e7in, m\u00fc\u015fteriden akacak paralar kadar hakk\u0131nda menfi s\u00f6z s\u00f6ylenmemesi de \u00f6nemliydi.<br \/>\nGarson, \u00e7ay oca\u011f\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne vard\u0131\u011f\u0131nda adam, tespihini takla att\u0131r\u0131p \u015fak\u0131rdatt\u0131ktan sonra b\u0131y\u0131k alt\u0131ndan keh, keh g\u00fclerek \u201cNe oldu?\u201d der gibi m\u00e2n\u00e2l\u0131 bir \u015fekilde ona bakt\u0131. Gen\u00e7 adam, daha fazla \u015f\u0131martmamak i\u00e7in g\u00f6zlerini adam\u0131n \u00fczerinden hemen \u00e7ekiverdi. Onlar\u0131 kendi halleriyle ba\u015f ba\u015fa b\u0131rakt\u0131.<br \/>\nHer tarafta fikri ak\u0131mlar\u0131n h\u0131z kazand\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnler ya\u015fan\u0131yordu. Burada da masalar\u0131n, sehpalar\u0131n \u00fczerine, kimler taraf\u0131ndan yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 belli olmayan, bir k\u0131s\u0131m atas\u00f6zleri ve vecizeler, bazen de siyasi i\u00e7erikli c\u00fcmlelerle \u00e7evreye mesajlar verilmi\u015f olunuyordu.<br \/>\n\u00d6\u011fretmenle gen\u00e7 adam, \u00f6nlerindeki sehpan\u0131n \u00fczerine, yeni yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 belli olan bir s\u00f6z\u00fcn kriti\u011fini yap\u0131yorlard\u0131. \u00d6\u011fretmen: \u201dK\u00fclt\u00fcr, i\u015fte buralara indi, ya\u015fanmas\u0131 gerekenler, sadece laf olsun diye alel\u00e2de yerlere yaz\u0131lmaya, kitap okunmay\u0131nca da birilerinin eli ile ki\u015filer i\u015fte b\u00f6yle y\u00f6nlendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor.\u201d dedi.<br \/>\nGen\u00e7 adam, \u00f6\u011fretmenin s\u00f6zlerini ba\u015f\u0131n\u0131 sallayarak onaylad\u0131, sonra da; \u201d Ki\u015fi, siyasi d\u00fc\u015f\u00fcncesini, ba\u015fta kendisi ya\u015famak yerine, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 muhatap alarak, rasgele yerlere yazd\u0131klar\u0131 fikirlerini tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131nca, toplumda karga\u015fa ya\u015fan\u0131yor, y\u00fckselen seslerden de haliyle herkes rahats\u0131z oluyor! \u0130nsanlar: \u2019Ni\u00e7in yapmayacaklar\u0131n\u0131z\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorsunuz?\u2019 ikaz\u0131n\u0131 ya d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlar, ya da haberleri dahi yok!\u201d diyerek, bu \u015fekilde siyasi s\u00f6ylemlerin sa\u011fa sola yaz\u0131lmas\u0131n\u0131 uygun bulmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti.<br \/>\nTam da bu s\u0131rada yanlar\u0131ndan ge\u00e7mekte olan birisi selam verdi. O da di\u011fer \u00f6\u011frenciler gibi tatile gelmi\u015fti. Birbirlerine h\u00e2l hat\u0131r sorduktan hemen sonra, arkada\u015f\u0131 gen\u00e7 adam\u0131, daha \u00f6nce bir yerde sarf etti\u011fi: \u201dDuvarlara yaz\u0131 yazarak tebli\u011f yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 zannedenler bilmelidirler ki, bu marifet de\u011fildir. Etrafa sayg\u0131l\u0131 olmak gerekir, \u00e7evreyi kirletmeye, esteti\u011fi bozmaya kimsenin hakk\u0131 yoktur.\u201d c\u00fcmlelerine g\u00f6ndermede bulanarak, alayl\u0131 bir \u015fekilde k\u0131nad\u0131 ve: \u201dYoksa birilerinden mi korkuyorsun?\u201d dedi.<br \/>\nGen\u00e7 adam bu s\u00f6ze \u00e7ok sert tepki verdi. \u201dD\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7lar ya\u015fand\u0131klar\u0131 zaman itibar g\u00f6rm\u00fc\u015f olurlar. Hele inan\u00e7lar, ya\u015fanmak i\u00e7indirler. Duvarlara yaz\u0131l\u0131p da ya\u015fanmayan inan\u00e7lar, birileri taraf\u0131ndan sadece kullan\u0131lm\u0131\u015f olur. O en mukaddes kelimenin \u00fcst\u00fcne abdestbozan sarho\u015fun yapt\u0131\u011f\u0131 hareketten, o yaz\u0131y\u0131 oraya yazan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015f daha ehven ve daha e\u015feddir. Sarho\u015f bir hata yap\u0131yorsa \u00f6tekisi iki hata yap\u0131yor, hem yaz\u0131da ge\u00e7en ulv\u00ee kelimeye hakarete, hem de sarho\u015fun hakaretine sebep oluyor demektir. U\u011frunda canlar verilen o ulv\u00ee kelimenin ba\u015f\u0131na bir p harfi ilave edenin pislik hareketi kadar, onu oraya yaz\u0131p bu i\u015flere sebep olanlar\u0131n hareketi de en az o \u015fiddette bir pislik harekettir. \u2019Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n tapt\u0131klar\u0131na s\u00f6vmeyin. Sonra onlar da cahillik ederek Allah\u2019a s\u00f6verler!\u2019 uyar\u0131s\u0131n\u0131, herkesten daha iyi bilmesi gerekenler, nas\u0131l b\u00f6yle bir gaflete d\u00fc\u015febilirler? E\u011fer fark\u0131nda olunarak bunlar yap\u0131l\u0131yorsa, yaz\u0131klar olsun hepsine!\u201d dedi.<br \/>\n\u00d6\u011fretmen, gen\u00e7 adam\u0131n hiddetini sakinle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131yordu, fakat o bir kere hiddetlenmi\u015fti. Tart\u0131\u015fmay\u0131 ba\u015flatan adam gayet pi\u015fkin bir vaziyette: \u201dTamam karde\u015fim k\u0131zma, sen Ebubekir hilminde ol, ben \u00d6mer gazab\u0131nda!\u201d diyerek yeni bir tart\u0131\u015fman\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 aralam\u0131\u015ft\u0131 ki; \u00e7ay oca\u011f\u0131 taraf\u0131ndan bir feryat sesi duyuldu.<br \/>\nBu gelen ses mahallenin meczubunun sesiydi. Ne dedi\u011fi, arada ge\u00e7en konu\u015fmalardan dolay\u0131 anla\u015f\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131. Gen\u00e7 adam ve \u00f6\u011fretmen \u00f6nce ilgilenmediler. Park i\u015fletmecisi ve \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n\u0131n, meczubu parka girdirmek istemediklerini biliyorlard\u0131. Ne zaman o, parka gelse, patron ya da \u00e7al\u0131\u015fanlar, bir iki s\u00f6zle onu oradan uzakla\u015ft\u0131r\u0131rlard\u0131. Yine \u00f6yle olacak zannetmi\u015flerdi. Fakat k\u0131sa bir s\u00fcre sonra meczubun y\u00fcrekleri da\u011flayan: \u201d\u00d6ld\u00fcm anam!\u201d feryad\u0131 duyuldu. Yumurta topuklu ayakkab\u0131s\u0131 aya\u011f\u0131nda olan garson, meczubu yere yat\u0131rm\u0131\u015f, ayakkab\u0131s\u0131n\u0131n topu\u011fu ile a\u011fz\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne, \u00fcst\u00fcne darbeler indiriyordu. Zavall\u0131n\u0131n a\u011fz\u0131ndan kan adeta f\u0131\u015fk\u0131r\u0131yordu.<br \/>\nS\u0131rt\u0131n\u0131 \u00e7\u0131nar a\u011fac\u0131na yaslay\u0131p oturan adam ve etraf\u0131ndakiler, horozcu kahvesinde, horozlar\u0131 kap\u0131\u015ft\u0131r\u0131p seyretmekten zevk alan acizler gibi, dayak fasl\u0131n\u0131 kahkahalarla seyrediyorlard\u0131. \u00dcstelik garsonun taraf\u0131n\u0131 tutan s\u00f6zler de s\u00f6yleyip kavgay\u0131 k\u0131z\u0131\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Garson dayak atmaya kendisini iyice konsantre etmi\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Meczup feryat ettik\u00e7e garson daha bir i\u015ftahl\u0131 vuruyordu.<br \/>\nH\u0131\u015f\u0131mla yere saplanan bir y\u0131ld\u0131r\u0131m gibi yerinden f\u0131rlayan \u00f6\u011fretmen, arenaya d\u00f6nm\u00fc\u015f yere bir solukta ula\u015ft\u0131. Onlara yeti\u015fti\u011finde, meczup \u00e7ok yara alm\u0131\u015f ve h\u0131rpalanm\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\n\u00d6\u011fretmen, garsonun sa\u011f elini kavrad\u0131\u011f\u0131 gibi savurmaya ba\u015flad\u0131, kollar\u0131nda ac\u0131 bir g\u00fc\u00e7 olu\u015fmu\u015ftu. Garsonu o h\u0131zla iki tur \u00e7evirdi, sonra da savurarak f\u0131rlatt\u0131.<br \/>\n\u00c2v\u00e2reler bu sefer de garsonun haline g\u00fcl\u00fcyorlard\u0131. Adamlar arena seyircileri gibiydi! Garson yere \u00e7ak\u0131l\u0131nca ayn\u0131 \u015fiddette kahkahalar atanlar\u0131n sesi, \u00f6\u011fretmenin: \u201dYahu sizler insan m\u0131s\u0131n\u0131z?\u201d s\u00f6z\u00fcyle kesiliverdi.<br \/>\nHi\u00e7 kimseden \u00e7\u0131t ses \u00e7\u0131km\u0131yor, yerde yatan garson, aya\u011fa kalkmaya bile cesaret edemiyordu, gelebilecek tepkiyi beklerken korkulu g\u00f6zlerle \u00f6\u011fretmene sadece bak\u0131yordu!<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Azerbaycan\u0131n K\u00fclt\u00fcr ve Edebiyat Portal\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye temssilcisi USARE DERG\u0130S\u0130 6. SAYIDA \u00c7IKAN H\u0130KAYE S\u0131cak hava nefes almay\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131yor. \u00c2v\u00e2reler ve okullu olanlar d\u0131\u015f\u0131nda herkes i\u015finde g\u00fcc\u00fcnde. Yaz tatilinde kente d\u00f6nen \u00fcniversiteliler ortal\u0131kta g\u00f6ze \u00e7arpsa da yakacak ve ekmek paras\u0131 kazanmak i\u00e7in \u00c7ukurova\u2019ya \u00e7al\u0131\u015fmaya gidenler, mahalle n\u00fcfusunu a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru dalgaland\u0131r\u0131yor. Ortal\u0131k suyu \u00e7ekilmi\u015f de\u011firmen gibi! Kent [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[34],"tags":[],"class_list":["post-20947","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-usare"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/20947","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=20947"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/20947\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":20953,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/20947\/revisions\/20953"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=20947"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=20947"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=20947"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}