{"id":25342,"date":"2017-06-04T01:00:49","date_gmt":"2017-06-03T21:00:49","guid":{"rendered":"http:\/\/edebiyyat-az.com\/?p=25342"},"modified":"2017-06-04T16:34:31","modified_gmt":"2017-06-04T12:34:31","slug":"prof-dr-ali-akar-uygarlik-dili-turkce","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/?p=25342","title":{"rendered":"Prof. Dr. Ali AKAR.&#8221;UYGARLIK D\u0130L\u0130 T\u00dcRK\u00c7E&#8221;"},"content":{"rendered":"<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/s019.radikal.ru\/i600\/1706\/6c\/d9c835a932fe.jpg\" alt=\"\" \/><\/p>\n<p>Yenilenme yahut Uygarl\u0131k S\u00fcre\u00e7lerine Ele\u015ftirel Bir Dokunu\u015f<br \/>\n\u0130nsan kelime ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Kelime, d\u00fc\u015f\u00fcncenin hem \u00f6znesi ve hem de nesnesi durumdad\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnceyi harekete ge\u00e7irmesi y\u00f6n\u00fcyle \u00f6zne, \u00fcretti\u011fi de\u011ferler sistemini ta\u015f\u0131makla da nesne g\u00f6revindedir. Bu iki y\u00f6nl\u00fc, iki i\u015flevli ileti\u015fim arac\u0131, insano\u011flunun uygarl\u0131k ad\u0131na yaratt\u0131\u011f\u0131 her \u015feye damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015ftur. Yap\u0131lan ilk aletler, olu\u015fturulan t\u00fcm toplumsal kurumlar ve bunlara ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015ftirilen ili\u015fkiler, etkile\u015fimler, rit\u00fceller bunlar\u0131n hepsi kelime, yani dil \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f, geli\u015ftirilmi\u015f ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/>\nDile ba\u011fl\u0131 uygarl\u0131k tasar\u0131m\u0131n\u0131n tarihi binlerce y\u0131l \u00f6ncelerine dayan\u0131r. \u0130nsan\u0131n zihinsel melekelerini kullanmaya ba\u015flamas\u0131, neolitik d\u00f6nemden itibaren iklim ve ekonomik ko\u015fullar\u0131n uygunlu\u011funa ba\u011fl\u0131 olarak S\u00fcmer, \u00c7in, M\u0131s\u0131r, Akdeniz ve yenid\u00fcnyada Maya-Aztek uygarl\u0131klar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Ekonominin temel belirleyicisi tar\u0131msal faaliyetler olan bu uygarl\u0131klar \u2013iklimin kendili\u011finden sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 avantajlarla- ilk \u201cyerle\u015fik\u201d toplumlar olarak tan\u0131mlan\u0131rlar. Bu y\u00f6n\u00fcyle yerle\u015fiklik, asl\u0131nda zaman, co\u011frafya ve iklimle ili\u015fkili g\u00f6receli bir kavramd\u0131r. Yerle\u015fikli\u011fe ge\u00e7me s\u00fcreci, insan\u0131n biyolojik, k\u00fclt\u00fcrel i\u00e7sel bir \u00f6zelli\u011fi de\u011fil, \u00e7evre ko\u015fullar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak meydana gelmi\u015f d\u0131\u015fsal bir edinim s\u00fcrecidir. Bu \u00e7ok \u00f6nemli bir noktad\u0131r. Zira XVIII. y\u00fczy\u0131ldan itibaren Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda ba\u015flayan ve uygarl\u0131\u011f\u0131n etnik ve biyolojik bir yetkinlik oldu\u011fu tezi y\u00fczy\u0131llar boyunca Bat\u0131 ve Do\u011fu ayr\u0131m\u0131n\u0131n keskin \u00e7izgilerini olu\u015fturmu\u015ftur. Bat\u0131da uygarl\u0131\u011f\u0131, Ortado\u011fu ve Akdeniz k\u00fclt\u00fcrlerinin bir bakiyesi olarak de\u011fil de aryan \u0131rk\u0131n\u0131n biyolojik bir \u00f6zelli\u011fi olarak savunula gelmi\u015ftir. XVII. y\u00fczy\u0131ldan sonra ba\u015flayan s\u00f6m\u00fcrgecilik faaliyetleri de \u201cvah\u015fi Do\u011fuyu uygarla\u015ft\u0131rma\u201d gibi insan\u00ee bir k\u0131l\u0131fla sunulmu\u015ftur. Oysa uygarl\u0131k, sulu ve g\u00fcne\u015fli tar\u0131m havzalar\u0131na erken gelenlerin art\u0131k de\u011fer \u00fcretmeleriyle geli\u015fen bir s\u00fcre\u00e7tir!<br \/>\nErken uygarl\u0131k \u00e7a\u011f\u0131nda olu\u015fan b\u00fcy\u00fck ekonomik art\u0131k de\u011fer sayesinde bar\u0131nma ve beslenme i\u00e7in harcanan zaman, zihinsel faaliyetlerle ayr\u0131lm\u0131\u015f ve bunun sonucunda da ayd\u0131nlanma s\u00fcreci ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan, art\u0131k tabiata h\u00fckmetmi\u015f; su kanallar\u0131 yaparak tarlalar\u0131n\u0131 sulam\u0131\u015f, topra\u011f\u0131 ekmi\u015f, hayvanlar\u0131 evcille\u015ftirerek onlardan yararlanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece beslenme ve bar\u0131nma i\u00e7in daha az zaman harcamaya ba\u015flam\u0131\u015f, \u201cart\u0131k zaman\u201dda \u00e7e\u015fitli zihinsel faaliyetlerde bulunmu\u015ftur. Yaz\u0131 icat edilmi\u015f, resimler yap\u0131lm\u0131\u015f, b\u00fcy\u00fck dinsel t\u00f6renler d\u00fczenlemi\u015f, bunlara ba\u011fl\u0131 s\u00f6zl\u00fc dil \u00fcr\u00fcnleri \u00fcretmi\u015ftir. Bu s\u00fcre\u00e7lerin hepsinde dil ve yaz\u0131 ba\u015fat unsur olmu\u015ftur. Dil, k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fcretmi\u015f, yaz\u0131 da bunu \u201csaklama\u201d g\u00f6revini \u00fcstlenmi\u015ftir. Art\u0131k insan\u0131n g\u00fcndelik hayat\u0131nda \u00fcretti\u011fi basit pratikler \u201cbilgi\u201d kal\u0131b\u0131na sokularak gelecek nesillere aktar\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun ilk \u00f6rneklerine S\u00fcmer, M\u0131s\u0131r, Akdeniz, \u0130ndus uygarl\u0131klar\u0131nda rastlanmaktad\u0131r.<br \/>\nBu y\u00f6n\u00fcyle, yukar\u0131da belirtildi\u011fi \u00fczere uygarl\u0131k, insan\u0131n \u00f6zdeksel olarak ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 bir hamle olmaktan \u00e7ok, kendini i\u00e7inde buldu\u011fu \u00e7evresel, do\u011fal bir s\u00fcre\u00e7tir.<br \/>\nKuzey \u00c7ay\u0131rlar\u0131nda Neler Oldu?<br \/>\nSu havzalar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda kalan toplum ya da topluluklar i\u00e7in uygarl\u0131k ne ifade ediyordu? Yahut soruyu, bu toplumlar\u0131n, uygarl\u0131\u011f\u0131n hangi noktas\u0131nda bulunduklar\u0131 \u015feklinde sormak gerekir. Asya\u2019n\u0131n kuzeyinde ya\u015fad\u0131klar\u0131 varsay\u0131lan toplumlar\u0131n tarih\u00f6ncesi d\u00f6nemleri ile ilgili bilgiler di\u011fer topluluklara g\u00f6re daha s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Zira yaz\u0131l\u0131 k\u00fclt\u00fcrle ge\u00e7 tan\u0131\u015fan bu topluluklar\u0131n neolitik d\u00f6nemdeki tarihleri hakk\u0131nda ancak mitolojik anlat\u0131lardan yahut s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131daki k\u00fclt\u00fcrel kal\u0131nt\u0131dan (kurganlarda bulunan ara\u00e7 gere\u00e7ler, dokumalar) veya kaya resimleri (petroglif)nden bilgi edinilmektedir.<br \/>\nUygun iklim ko\u015fullar\u0131nda tar\u0131m ekonomisine ge\u00e7erek art\u0131k zaman \u00fcreten ekvatoral tar\u0131mc\u0131lar d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015fayan bu insan topluluklar\u0131 olumsuz do\u011fa ko\u015fullar\u0131nda avc\u0131-g\u00f6\u00e7erevli bir toplum d\u00fczeni h\u00e2linde ya\u015famaktayd\u0131lar. Bar\u0131nma ve beslenme faaliyetleri temel olarak hayvan yeti\u015ftiricili\u011fi, av ve sava\u015f ekonomisine dayan\u0131yordu. Bu topluluklar, organize, hareketli, her t\u00fcrl\u00fc olumsuz tabiat ko\u015fuluna kar\u015f\u0131 diren\u00e7li insanlardan olu\u015fmaktayd\u0131. \u0130\u00e7 hukuklar\u0131n\u0131 tanzim eden \u201cyasa\u201dlar, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde do\u011fadan esinlenmi\u015f, kesin kurallar\u0131 olan militarist bir yap\u0131ya sahipti. Bu y\u00f6n\u00fcyle bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, tar\u0131mc\u0131 topluluklardan daha fazla toplumsal organizasyonlara sahip toplumlard\u0131. Yaln\u0131zca \u00fcretim tarz\u0131na ba\u011fl\u0131 ya\u015fam modelleri farkl\u0131yd\u0131. Bu bak\u0131mdan \u201cuygarl\u0131k\u201d, yerle\u015fiklerin, kendi ya\u015fam tarzlar\u0131 merkezinden bakarak yapt\u0131klar\u0131 bir adland\u0131rmad\u0131r. Elbette g\u00f6receli bir kavramd\u0131r.<br \/>\n\u00d6nasya tarlalar\u0131nda ekincilik yapan insanlardan asl\u0131nda pek farkl\u0131 de\u011fildi kuzey \u00e7ay\u0131rlar\u0131n\u0131n g\u00f6\u00e7erleri. Onlar\u0131n da \u00fcretim tarzlar\u0131, toplumsal ve k\u00fclt\u00fcrel kurumlar\u0131 vard\u0131. Asya\u2019n\u0131n sert iklim ve do\u011fa ko\u015fullar\u0131, onlar\u0131 tabiat kar\u015f\u0131s\u0131nda \u201ce\u011fitmi\u015f\u201dtir. E\u011fiticisi do\u011fa olan, her \u015feyi ondan \u00f6\u011frenen ve buna g\u00f6re g\u00f6\u00e7er yasalar\u0131 ihdas eden bir toplumdu kuzeyliler\u2026 Din ve inanc\u0131n temel dayana\u011f\u0131 da do\u011fadaki bu d\u00fczendi. Sonsuz \u00e7ay\u0131rlarda, mavi g\u00f6\u011f\u00fcn alt\u0131nda \u201cg\u00f6k\u201d inanc\u0131, \u201cK\u00f6ktengri\u201dcilik olu\u015fmu\u015ftur.<br \/>\nKuzey Asya\u2019n\u0131n iklim ko\u015fullar\u0131 ve bozk\u0131r ekonomisi co\u011frafya temelli bir k\u00fclt\u00fcr d\u00fcnyas\u0131 da yaratm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fclt\u00fcr\u00fcn ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu temellerin en \u00f6nemlisi olan dildir. \u015eimdi T\u00fcrk\u00e7e \u00fczerinden olu\u015fturulan uygarl\u0131k hamlelerini ele alabiliriz.<br \/>\nT\u00fcrk Uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Temel Belirleyicisi Olarak T\u00fcrk\u00e7e<br \/>\nDil ve uygarl\u0131k ili\u015fkisi Siyam ikizleri gibidir. Uygarl\u0131\u011f\u0131n belirleyici kodlar\u0131 durumunda olan diller, bir taraftan s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yaparken di\u011fer taraftan da d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretmenin temel arac\u0131 g\u00f6revini \u00fcstlenmi\u015ftir.<br \/>\nT\u00fcrk dili uzun tarih yolculu\u011funda birka\u00e7 b\u00fcy\u00fck uygarl\u0131\u011f\u0131n ba\u015fat unsuru olmu\u015ftur. Bunlar, Asya\u2019n\u0131n ilk b\u00fcy\u00fck g\u00f6\u00e7er imparatorlu\u011funu kuran Hunlar, onlardan birka\u00e7 ka\u00e7 y\u00fcz y\u0131l sonra gelen ard\u0131llar\u0131 G\u00f6kt\u00fcrkler, nihayet VIII. y\u00fczy\u0131lda tar\u0131m uygarl\u0131\u011f\u0131na d\u00e2hil olan Budist-Maniheist Uygurlar ve X. y\u00fczy\u0131ldan sonra da Ortado\u011fu-Akdeniz tar\u0131m-ticaret uygarl\u0131\u011f\u0131na ad\u0131m atan Karahanl\u0131lar, Sel\u00e7uklular, Osmanl\u0131lard\u0131r.<br \/>\nBu uygarl\u0131k s\u00fcre\u00e7lerinde dilin rol\u00fc ne olmu\u015ftur? Dil ile uygarl\u0131k aras\u0131nda do\u011frusal bir ili\u015fki mi, yoksa ikincil ve dolayl\u0131 bir ba\u011f m\u0131 vard\u0131r? Bu sorunun yan\u0131t\u0131n\u0131 yine tarihte bulmaktay\u0131z. T\u00fcrk tarihi asl\u0131nda bir dil tarihidir. Biz, tarihe, etnik vurgulu b\u00fct\u00fcn sorular\u0131m\u0131z\u0131 dil \u00fczerinden sormaktay\u0131z. Zira dil, somut k\u00fclt\u00fcr \u00fcr\u00fcnleri gibi \u00fcniversal bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131maz. Ki\u015finin etnik kimli\u011finin en erken edinilmi\u015f par\u00e7as\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin, \u00e7anak \u00e7\u00f6mlek, hal\u0131, ke\u00e7e\u2026 \u00e7e\u015fitli toplumlar taraf\u0131ndan ayn\u0131 \u015fekilde \u00fcretilebilir. Onlar \u00fczerinden sorulacak etnik sorulara verilecek yan\u0131tlar g\u00f6receli do\u011frulard\u0131r. Oysa kavimlerin dilleri kendi k\u00fclt\u00fcrlerinin ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Hangi dili konu\u015fuyor olmalar\u0131, hangi \u00e7\u00f6mle\u011fi kullan\u0131yor olmas\u0131ndan \u00e7ok farkl\u0131d\u0131r. Dilde bir evren ve d\u00fcnya tasavvuru vard\u0131r. Kelimeler ve bunlarla olu\u015fturulmu\u015f kavram alanlar\u0131 toplumun DNA\u2019s\u0131 gibidir; yaln\u0131zca kendi kodlar\u0131, \u015fifreleri yer al\u0131r onda.<br \/>\nK\u00f6kt\u00fcrklerin ta\u015flar \u00fczerinde yazd\u0131klar\u0131 metinler bize bu konuda ilk ipu\u00e7lar\u0131 vermektedir. Bozk\u0131r\u0131n gururlu g\u00f6\u00e7erlerinin dilleri de ma\u011frur, yal\u0131n ve abart\u0131s\u0131zd\u0131r. G\u00f6ky\u00fcz\u00fc kadar derin, k\u0131l\u0131\u00e7 gibi keskin, su kadar berrakt\u0131r. Bu dil bir fiil dilidir. Hareket ifade eden fiiller, g\u00f6\u00e7er atl\u0131lar\u0131n\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015ferek Asya\u2019y\u0131 ba\u015ftanba\u015fa dola\u015f\u0131r gibidir. Bu metinlerde yer alan fikir ve g\u00f6r\u00fc\u015fler bir ki\u015finin c\u00fcmleleri de\u011fildir. Bunlar, binlerce y\u0131l ayn\u0131 bodun te\u015fkilat\u0131nda ya\u015fayan ve her bir bireyin \u00fcretti\u011fi tecr\u00fcbenin ortak \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Zira g\u00f6\u00e7erler, hayvanlar\u0131, \u00e7ay\u0131rlar\u0131, ta\u015flar\u0131 hatta \u00f6l\u00fcleriyle birlikte ya\u015famakta ve \u00fcretmekteydiler. Buna, dil de d\u00e2hildir. Bilge Ka\u011fan\u2019\u0131n a\u015fa\u011f\u0131da yer alan t\u00fcmcesi bunun en a\u00e7\u0131k kan\u0131t\u0131d\u0131r. Burada, bozk\u0131r\u0131n binlerce kere denenmi\u015f ve adeta imbikten s\u00fcz\u00fclm\u00fc\u015f \u015fu tecr\u00fcbesini a\u00e7\u0131k y\u00fcreklilikle payla\u015fmaktad\u0131r: t\u00fcr\u00fck bodun tok arkuk sen \u0101\u00e7s\u0131k tos\u0131k \u00f6mez sen bir todsar \u0101\u00e7s\u0131k \u00f6mez sen antag\u0131\u00f1\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcn igidmi\u015f kagan\u0131\u00f1\u0131n sabin almatin yir sayu bard\u0131g kop anta alk\u0131nt\u0131g ar\u0131lt\u0131g anta kalm\u0131\u015f\u0131 yir sayu kop toru \u00f6l\u00fc yor\u0131yur ertig\u2026 (= \u201cEy T\u00fcrk halk\u0131 sen tok (g\u00f6zl\u00fc ve) aksisin. A\u00e7l\u0131\u011f\u0131 toklu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcnmezsin. Bir doyarsan a\u00e7l\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmezsin. B\u00f6yle oldu\u011fun i\u00e7in seni besleyip doyurmu\u015f olan hakanlar\u0131n\u0131n s\u00f6zlerini almadan her yere gittin (ve) oralarda hep mahvoldun, t\u00fckendin\u201d. (K\u00f6ltigin, G\u00fcney Y\u00fcz\u00fc, 8-9. Sat\u0131r). Bu sat\u0131rlar\u0131n m\u00fcellifi Bilge Ka\u011fan olsa da s\u00f6z ve onun arkas\u0131ndaki anlam b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc asl\u0131nda kuzey \u00e7ay\u0131rlar\u0131n\u0131n anonim bir birikimidir. Bu y\u00f6n\u00fcyle, b\u00fcy\u00fck bozk\u0131r uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn olu\u015fum ve de\u011fi\u015fim s\u00fcre\u00e7lerini ve anlam\u0131n\u0131 dilde buluruz\u2026<br \/>\nT\u00fcrklerin tar\u0131m uygarl\u0131\u011f\u0131na ge\u00e7me s\u00fcrecinde dil-uygarl\u0131k ili\u015fkilerini daha iyi tespit ediyoruz. T\u00fcrklerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 iklim ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n hemen g\u00fcneyinde geni\u015f, verimli tar\u0131m arazileri ile b\u00fcy\u00fck ticaret yollar\u0131n\u0131n bulundu\u011fu Tar\u0131m havzas\u0131 bulunuyordu. Buras\u0131, neolitik d\u00f6nemden itibaren ziraat yap\u0131lan topraklard\u0131. Bu havza ba\u015fta \u00c7inliler ve Hint-\u0130ran kavimleri \u00e7ok \u00e7e\u015fitli Asya halk\u0131n\u0131n ge\u00e7i\u015f noktalar\u0131yd\u0131. T\u00fcrklerin bu co\u011frafyayla ilgili ilk bilgileri daha \u00e7ok \u201cseferler\u201d \u00fczerinden okunmaktad\u0131r. Buralara her y\u0131l birka\u00e7 kere \u201cs\u00fc s\u00fcleyen\u201d (ordu sevk eden) Hunlar ve K\u00f6kt\u00fcrkler seferden sonra Mo\u011folistan\u2019a geri d\u00f6nmekteydiler. Fakat buralardaki halklar\u0131n ya\u015fam tarzlar\u0131, tar\u0131m\u0131n g\u00f6\u00e7erli\u011fe g\u00f6re daha kolay ve cazibeli olmas\u0131 onlar\u0131 her zaman d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrm\u00fc\u015f olmal\u0131d\u0131r. Bu y\u00fczden daha Bilge Ka\u011fan daha sa\u011fken Budist rahipler ona kendi dinlerine girmesi teklifini g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Bilge Ka\u011fan\u2019\u0131n bu rahiplere ne cevap verdi\u011fini bilmiyoruz, fakat 762 y\u0131l\u0131nda Uygurlar\u0131n B\u00f6g\u00fc Ka\u011fan\u2019\u0131 onlara olumlu yan\u0131t verecek ve Manihaizm\u2019i kabul edecektir. Bu olay T\u00fcrklerin uygarl\u0131k tarihinde bir d\u00f6nem noktas\u0131 olmu\u015ftur. Binlerce y\u0131ld\u0131r bozk\u0131rda g\u00f6\u00e7er ya\u015fayan ve hayvanc\u0131l\u0131\u011fa dayal\u0131 bir ekonomiye sahip T\u00fcrkler, ilk defa tar\u0131mc\u0131, ekinci bir uygarl\u0131\u011f\u0131na ayak basmaktayd\u0131lar. Art\u0131k yava\u015f yava\u015f dinda\u015flar\u0131n\u0131n topraklar\u0131na gelmeye ba\u015flam\u0131\u015flar, orada onlar gibi tar\u0131m yapm\u0131\u015flar, ticareti \u00f6\u011frenmi\u015fler, \u015fehirler kurmu\u015flard\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7te, kendi varolu\u015flar\u0131n\u0131n temel dayand\u0131\u011f\u0131 dilleri, T\u00fcrk\u00e7eleri olmu\u015ftur. Nas\u0131l olmu\u015ftur? Bu uzun ve \u00f6nemli bir hik\u00e2yedir\u2026 \u00c7in, Hint ve Farslar\u0131n yerle\u015fik dil ve k\u00fclt\u00fcr co\u011frafyalar\u0131na gelen bu g\u00f6\u00e7erlerin iki se\u00e7enekleri vard\u0131; ya dinlerinin dilini \u00f6\u011frenip o b\u00fcy\u00fck k\u00fclt\u00fcrler okyanusu i\u00e7inde yok olup gidecekler yahut da dinlerini, kendi dilleri ile alg\u0131layacaklard\u0131. Onlar ikinci yolu tercih ettiler. Budizm\u2019in ve Manihaizm\u2019in hemen hemen b\u00fct\u00fcn eserleri gayretli Uygur k\u00e2tipleri taraf\u0131ndan T\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrildi. Bu T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fcn ilk b\u00fcy\u00fck R\u00f6nesans\u2019\u0131d\u0131r. \u00d6nemli bir ayd\u0131nlanma hamlesidir. Zira Budizm\u2019in b\u00fcy\u00fck ve hacimli k\u00fclliyat\u0131n\u0131 \u00e7evirmekle bir yandan yeni dinlerini \u00f6\u011frenmi\u015fler, di\u011fer taraftan o dinin muazzam kavram alan\u0131n\u0131 kendi dillerine aktarm\u0131\u015flard\u0131r. Bu \u00e7ok \u00f6nemli bir husustur. T\u00fcrk dilinin bozk\u0131rdaki ma\u011frur yap\u0131s\u0131 burada art\u0131k zenginle\u015fmi\u015f, ifade k\u0131vrakl\u0131\u011f\u0131 kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Yeni kelimeler, yeni ekler, yeni kavramlar \u00fcretilmi\u015ftir. Tabi bunlar\u0131n hepsi K\u00f6kt\u00fcrk\u00e7enin sa\u011flam ve kristalize olmu\u015f k\u00f6kleri \u00fczerine oturmu\u015ftur. Adeta, bozk\u0131rda k\u00f6klenmi\u015f bir bitki, tar\u0131m havzas\u0131nda \u00e7i\u00e7ek vermi\u015ftir. B\u00fcy\u00fck Uygur deneyimi, yaln\u0131zca T\u00fcrk\u00e7enin bir uygarl\u0131k dili olmas\u0131n\u0131 sonucunu do\u011furmam\u0131\u015f, ayn\u0131 zamanda T\u00fcrklerin kendi k\u00fclt\u00fcr ve kimliklerinin s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc art\u0131k, T\u00fcrkler de \u00c7inliler ve di\u011fer yerle\u015fik halklar gibi tar\u0131m uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn enstr\u00fcmanlar\u0131n\u0131 ba\u015far\u0131yla kullanmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7evrilen y\u00fczlerce din\u00ee metin b\u00fcy\u00fck bir k\u00fclliyat olu\u015fturmu\u015f yaz\u0131 ve matbaa k\u00fclt\u00fcr\u00fc geli\u015fmi\u015ftir. Sonraki y\u00fczy\u0131llarda, Uygurlar, Tar\u0131m havzas\u0131n\u0131n en entelekt\u00fcel tabakas\u0131n\u0131 te\u015fkil edecekti.<br \/>\nUygur tecr\u00fcbesi T\u00fcrklerin tarihte ya\u015fad\u0131klar\u0131 en \u00f6nemli uygarl\u0131k ve ayd\u0131nlanma hamlesi olmu\u015ftur. Bu hareketin etkisi ve olu\u015fturulan gelenekler \u0130slami d\u00f6nemde devam etmi\u015ftir. 10. y\u00fczy\u0131lda M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmeye ba\u015flayan Karahanl\u0131lar, akrabalar\u0131 Uygurlar\u0131n terc\u00fcme deneyimlerini kullanarak Kur\u2019an\u2019\u0131 ve di\u011fer \u0130slam\u00ee eserleri kendi dillerine aktarm\u0131\u015flard\u0131r. Bu arada y\u00fczy\u0131llar boyunca Uygur alfabesi T\u00fcrk co\u011frafyalar\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n\u0130slami d\u00f6nemde Uygur etkisiyle olu\u015fturulan, dil \u00fczerinden dini anlama ve alg\u0131lama gelene\u011fi b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk devletinde de devam etmi\u015ftir. Bu manada, Anadolu\u2019da XIII. y\u00fczy\u0131lda geli\u015fen tasavvuf hareketleri, esas olarak T\u00fcrk\u00e7eyle meydana getirilmi\u015f bir d\u00fcnya ve uygarl\u0131k tasavvurudur. Horasan\u2019daki ak\u0131lc\u0131 Maturudili\u011fin d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131ndan beslenen T\u00fcrk tasavvufu, ak\u0131l ile g\u00f6n\u00fcl\u2019\u00fc bir araya getiren bir sentez olmu\u015ftur. K\u00f6kleri Yesevi\u2019ye kadar giden ve Anadolu\u2019da filizlenen bu hareketin \u201cmuharrik\u201d g\u00fcc\u00fc T\u00fcrk\u00e7e olmu\u015ftur. Bu y\u00fczy\u0131lda Fars\u00e7an\u0131n yaz\u0131 dili olarak egemenli\u011fine ra\u011fmen, Hac\u0131 Bekta\u015f\u0131 Veli, Hac\u0131 Bayram\u0131 Veli, Yunus Emre ve bunlar\u0131n pe\u015finden giden binlerce ozan-dervi\u015f felsefelerini ana dilleri olan T\u00fcrk\u00e7e ile ifade etmi\u015flerdir. VIII. y\u00fczy\u0131lda Uygurlar\u0131n, \u00c7in ve Hint k\u00fclt\u00fcr ablukas\u0131na kar\u015f\u0131 yapt\u0131klar\u0131 terc\u00fcme hamlesinin bir benzerini Anadolulu dervi\u015fler Fars\u00e7aya kar\u015f\u0131 yaparak kendi dilleri \u00fczerinde bir uygarl\u0131k kurmu\u015flard\u0131r. Bu dil ve k\u00fclt\u00fcr ikliminde bir as\u0131r sonra kurulacak Osmanl\u0131 devletinin resm\u00ee dili T\u00fcrk\u00e7e olacakt\u0131r. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki dil ve ayd\u0131nlanma aras\u0131ndaki do\u011frusal ili\u015fkinin ikinci evresi XIII. y\u00fczy\u0131l Anadolu\u2019sunda ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nT\u00fcrk\u00e7enin uygarl\u0131kla bir di\u011fer ili\u015fkisi XIX. y\u00fczy\u0131ldan itibaren ba\u015flayan Bat\u0131l\u0131la\u015fma s\u00fcrecinde g\u00f6r\u00fclecektir. 1839\u2019da ilan edilen Tanzimat\u2019\u0131 takip eden y\u0131llarda \u201chalka do\u011fru\u201d demokrasi ve bat\u0131l\u0131la\u015fma faaliyetlerinde ilk ba\u015fvurulan toplum tasar\u0131m\u0131 arac\u0131 yine T\u00fcrk\u00e7e olacakt\u0131r. Tanzimat\u2019\u0131n \u00fclk\u00fcc\u00fc yazar ve \u015fairleri, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve g\u00f6r\u00fc\u015flerini dil \u00fczerinden anlatacaklard\u0131r. Bu manada, dil hem bir ileti\u015fim arac\u0131 olmu\u015f hem de yeni fikirleri \u00fcreten, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren bir d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretme mekanizmas\u0131 h\u00e2line gelmi\u015ftir. B\u00f6ylece yakla\u015f\u0131k bir as\u0131r devam eden s\u00fcre\u00e7te iyice olgunla\u015ft\u0131r\u0131lan dile dayal\u0131 bir uygarl\u0131k ve etnik yap\u0131 tasar\u0131m\u0131 Cumhuriyetten sonra meyvelerini vermeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Cumhuriyet, b\u00fct\u00fcn kurumlar\u0131yla T\u00fcrk\u00e7e \u00fczerinden geli\u015ftirilmi\u015f, tan\u0131mlanm\u0131\u015f millet ve dolay\u0131s\u0131yla uygarl\u0131k tasar\u0131m\u0131n\u0131 y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koymu\u015ftur. XX. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda \u0130ttihat ve Terakki Cemiyetinin fikirleri, Cumhuriyetle hayat bulmu\u015f ve Anadolu co\u011frafyas\u0131nda meydana getirilecek yeni toplum modeli de T\u00fcrk\u00e7eye ba\u011fl\u0131 bir adland\u0131rmayla tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nT\u00fcrk milletinin binlerce y\u0131ll\u0131k tarihinde ger\u00e7ekle\u015ftirilen \u00e7ok \u00f6nemli birka\u00e7 uygarl\u0131k hamlesinin dille do\u011frudan ili\u015fkisi vard\u0131r. Tarihi, co\u011frafya de\u011fi\u015ftirmekle ge\u00e7en bir milletin, etnik kimli\u011fi veya \u201cpasaport\u201du olarak ta\u015f\u0131yaca\u011f\u0131 tek \u015feyi galiba diliydi. Bu y\u00fczden, d\u00fcnya \u00fczerinde T\u00fcrkl\u00fck ad\u0131na yap\u0131lan her eserin arkas\u0131nda mutlaka T\u00fcrk\u00e7eyi d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve T\u00fcrk uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u015fat unsuru olarak onu g\u00f6rmek durumday\u0131z.<br \/>\n* Mu\u011fla S\u0131tk\u0131 Ko\u00e7man \u00dcniversitesi Edebiyat Fak\u00fcltesi T\u00fcrk Dili ve Edebiyat\u0131 B\u00f6l\u00fcm\u00fc. Mu\u011fla\/T\u00dcRK\u0130YE<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Yenilenme yahut Uygarl\u0131k S\u00fcre\u00e7lerine Ele\u015ftirel Bir Dokunu\u015f \u0130nsan kelime ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Kelime, d\u00fc\u015f\u00fcncenin hem \u00f6znesi ve hem de nesnesi durumdad\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnceyi harekete ge\u00e7irmesi y\u00f6n\u00fcyle \u00f6zne, \u00fcretti\u011fi de\u011ferler sistemini ta\u015f\u0131makla da nesne g\u00f6revindedir. Bu iki y\u00f6nl\u00fc, iki i\u015flevli ileti\u015fim arac\u0131, insano\u011flunun uygarl\u0131k ad\u0131na yaratt\u0131\u011f\u0131 her \u015feye damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015ftur. Yap\u0131lan ilk aletler, olu\u015fturulan t\u00fcm toplumsal kurumlar ve [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[33],"tags":[],"class_list":["post-25342","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-kumbet"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/25342","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=25342"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/25342\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":25351,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/25342\/revisions\/25351"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=25342"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=25342"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/edebiyyat-az.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=25342"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}