“Hece Taşları” aylık şiir dergisinin 44. sayısı yayında

TEBESSÜMLER BUZDAN YAPMA BİR ÇİÇEK

Geriye baktıkça korkum büyüyor, her gün biraz daha azalıyoruz, bizde mi bir hal var
âlem mi böyle, her gece gam yüklü kervanlar gelir, enine boyuna uzar geceler, saatlerin
zembereği bozulur, efkâr gelir soframıza oturur, hatıralar uzaklardan el sallar, gözlerimiz
bulutlanır durmadan, türkülerle dudağımız dağlanır, yutkunmak isteriz dilimiz kurur,
ağlamak isteriz gözümüz uyur, acıktıkça yeriz ciğerimizi.
Herkesin işi çok gün az geliyor, evler arasında yüce dağlar var, konu komşu var mı yok
mu bellisiz, hısım akrabaysa sizlere ömür, aramızdan ayrılalı çok oldu, çoluk çocuk büyüdükçe
dert artar, kim derde şükreder kim derdi tartar, kim kusur ararken kim kusur
örter, herkesin evinde her bir şeyi var, herkes yorgun argın döner evine, ne kapıda selam
aleykümselam, ağızlarsa akrep yılan yuvası.
Gün nerde doğuyor nerde batıyor, başlar göğe değmek için yekinir, avuçlardan asumana
kuş uçmaz, endam aynasına bakan kalmadı, iki sirke küpü herkesin yüzü, camdan bakıp
geçer insan insana, tebessümler buzdan yapma bir çiçek, lafla peynir gemileri yol alır, özgüvenin
mayasını bozdular, birbirinden farklı yönler yöntemler, herkes kendi mağarasına
çekildi, birbirine yetmez kimsenin sesi.
Kendimizden öte göç göç başladı, kimi iç evine kimi dağlara, tehcire zorlanır kalana af
yık, hani dünya oyun ile oynaştı, hani herkes birbiriyle paydaştı, çağlar değişse Firavun
Karun, aynı kaptan yerler kavga bilmezler, sana ne oluyor insan kardeşim, herkes her gün
birbirinin etini, yiye yiye nefsi dizine iner, okyanuslar her gün dev dalgalarla, kıyılarımızı
yerle bir eder, bizse bize saldırırız bizlerle.

Tayyib Atmaca