“Hece Taşları” aylık şiir dergisinin 53. sayısı yayında

Uçakla Biçtiler Gökekinleri

İnsan geç yetişen nesil ağacı, nasıl bakar isen öyle yetişir, vakti gelip sorumluluk alınca, çağ açıp kapatan bir fatih olur, dağlarda yürütür kadırgaları, barışta bir şefkat elçisi olur, nerede bir mazlum feryadı duysa, gözünü kırpmadan sefere çıkar, karşısına küffar ordusu çıksa, döne döne meydanlarda vuruşur, ya şehit ya gazi
olmadan dönmez. bazen ulubatlı bir hasan olur, burçlarda bağrını sipergâh eder, düşürmez elinde şanlı sancağı.

İnsan azdığında yoluna çıkan, bir serçeye bir şarjörü boşaltır, kibrinden gözünün önünü görmez, hak hukuk adalet güçte toplanır, gücün yoksa haksızlığa uğrarsın, arkanda bir dayın varsa korkmazsın, hangi yana vursan keser kılıcın, sözünün üstüne söz diyen olmaz, aldatmayı sever asla aldanmaz, konuşurken yüksek sesle konuşur, alçaklarla alçalarak yükselir, o konuşur herkes başını eğer, devamlı kendine yontar keseri, haşa yüksek dağlar onun eseri.

İnsan sabır tezgâhında yetişir, kazanırken alın terini döker, haramın semtinden transit geçer, verirken gözünü yumarak verir, alırken utanır titrer elleri, bir kuş görse selam verir gülümser, çocuk görse içi içine sığmaz, elinde avcunda ne varsa verir, gönül yapar gece gündüz durmadan, bir yetimi görse okşar başını, sözün doğrusunu taşır yanında, yunus gibi çiçeklerle konuşur, can deyince bin can çıkar ağzından, susunca içinden inci çıkarır.

İnsan yaşadığı çağa tanıktır, iki bin on altı on beş temmuzda, ay küstü yıldızlar görünmez oldu, masum insanların canevlerine, gökten ölüm yağdı yollar kapandı, bu vatanın toprağında yetişen, aklını düşmana ipotek eden, hasan sabbah mektebinde okumuş, kanında türklükten damla kalmamış, birbirinden tehlikeli mankurtlar, birden bire canavara dönüştü, leopar tanklarla köprüyü tuttu, insan harmanına ateş bırakıp, uçakla biçtiler gökekinleri.

Tayyib ATMACA