“Hece Taşları” aylık şiir dergisinin 39. sayısı yayında

ELLİ ALTI YILI YIĞDIM HARMANA

Hani can deyince can işitirdik, ne selam ne kelam aleykümselam, herkes her gün uzaklarla kunuşur, yakınında yer sarsılsa duyan yok, gündüz uyur gecelere uyan yok,kendimizden ötelere gideriz, yakınımız selam vermekten korkar, komşularda ateş yanar kül olmaz, hasret telefonun öbür ucunda, pencereler uzaklara açılmaz, herkesin içi bir
barut fıçısı, nerede ne zaman patlar bilinmez.

Partilere fırkalara bölündük, kendimizi kandırmakta mahiriz, dilimizin tadı tuzu kalmadı, insan sözcüğünün içi boşaldı, herkes birbirinin sırtında yürür, birbirinden fazla herkesin yükü, herkes her gün avuçlayıp dünyayı, nefsi ekseninde dolanır durur, ne gece gecedir ne gündüz gündüz, her gün sıfır üretiriz durmadan, her gün tüket tüket nereye kadar, sıra kendimize geldi gelecek.

Zahirde varsıllar gizliden geda, kimse etmez canı canana feda, binen binip gitti iyi atlara, kaç gece kaç gündüz baktım yollara, bütün yollar bende başlayıp bitti, kanım kaç baharda çavlana döndü, kaç kez yapraklarım açtı döküldü, varlıkta yoklukta sınıfta kaldım, kendimden kaçtıkça kendime geldim, bir hoş seda bestelemek istedim, elli altı yılı yığdım harmana, sürdüğümde ne çıkacak bilemem.

Tebessümler sahte çiçekler naylon, gönül acıkınca ne yer ne içer, insan nasıl yaslanır bir insana, sevinç nasıl paylaşarak çoğalır, acı kaça bölünürse azalır, hangi türkü yaraları sağaltır, efkâr bulutları nerde dağılır, nereye kaçarız kimden kaçarız, nerede solarız nerde açarız, her gün aldatanlar bir gün aldanır, sıyrılır çıkarız tüyden telekten, bir gün kanatlanıp burdan uçarız.
Tayyib Atmaca