Murat YARAMAZ.”98.sayı mizah köşesi”

Bir yeri örümcek ağı kaplamışsa, bizde bu, hareketsizlik, köhnemişlik, bereketsizlik anlamına gelir… Dünyayı örümcek ağı gibi internetin menfi halleri sarmışsa, bu dünya için ne anlama gelir? Bu durum, topyekûn dünyanın tükenmişliğinin ifadesi sayılmaz mı?

—————————————————————————————————–

Güney Afrika’daki Witwatersrand Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, insan beynini gerçek zamanlı olarak internete bağladı. Araştırmacılara göre, herkese açık bir web sitesine iletilen veriler aracılığıyla canlı bir şekilde beyindeki faaliyetler gözlemlenebiliyor. Proje sorumlusu öğretim üyesi Adam Pantanowitz, çalışmalarının, insanın kendi beynini ve başkalarının beynini anlamasını basitleştirmeyi amaçladığını söylüyor ve beyne, girdi ve çıktı olarak bilgi aktarımının sağlanabileceğini düşünüyor ve bütün internet bağlantılarından ayrı bir bağlantı olması gerektiğine işaret ediyor.

İnsanları iradeleri dışında yönetme ve yönlendirme tartışmalarına ilerde beyinlerin (heklenebileceği) endişesi de ilâve ediliyor.

Batı medeniyetinin her icadı, yeni bir problem çıkartıyor ve artan bir ivmeyle insanlığa yeni bir buhran hediye (!) ediyor.

—————————————————————————————————–

Batı toplumu ideal toplummuş gibi gösteriliyor; ama aslında içinde bulunduğu çıkmaz ile buhranda ve acınacak halde… Bununla beraber internet de bir Batı icadı olarak tozpembe bir düşmüş gibi lanse ediliyor; oysa Batı’nın tezatları yüzünden internet doğru şekilde kullanılamıyor ve aslında insanlık için düş denilen şey, kâbus halini alıyor… Bu kâbusun sonu, Batı’nın intiharı olmasın…

—————————————————————————————————–

İnternette kullanıcı sayılarına, aboneliklere, arkadaşlık sitelerine bakarsanız sanal ortamda köpürmüş bir kalabalık göreceksiniz, üstelik o kadar kalabalık içinde kimse kimseyle arkadaş değil, kimse kimsenin derdinden haberdar değil; internet kalabalığı içinde sanki elektronik bir yalnızlık var… Garip, ama gerçek olan incelik şu ki, İletişim çağında iletişememenin adı internet olmuş…

—————————————————————————————————–

FIKRA

İki ressam sergide bir tabloyu değerlendiriyor:

–Şuna bak, güneşin doğuşunu ne güzel canlandırmış.

–İmkânı yok, mutlaka güneşin batışıdır.

–Nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyorsun?

–Ressamı tanırım, sabahları onbirden önce kalkmaz.

—————————————————————————————————–

BİLMECELER

1-İki tır şoförü dar bir yoldan nasıl geçer?

2-Antik kentte rüzgâr nasıl eser?

3-Bir tavşan koca nehri yüzerek geçti, kör bir adam bunu gördü, sağır bir kişi bunu duydu, dilsiz bir kişi bunu anlattı. Bil bakalım bu neydi?

4-Göçmen kuşlar neden kışın güneye uçarlar?

1-Yürüyerek 2-Tarihi eser 3-Yalan 4-Uçmak yürümekten kolay olduğu için